Çünkü sistemin yeni üye bulma hızı yavaşladı ve kullanıcılara vadedilen fahiş 'kâr' ödemeleri finanse edilemez hale geldi.
Çünkü şirket gerçek bir tarım üretiminden para kazanmıyordu; sadece yeni girenlerin parasıyla eskilerin parasını ödüyordu (Klasik Ponzi).
Göstermelik tesisler, ünlü oyuncularla yapılan reklamlar ve dini ritüellerle kurulan 'Sosyal Kanıt' illüzyonu yüzünden.
Kısa sürede %200 getiri gibi kolay yoldan zengin olma arzusu ve sürü psikolojisinin (FOMO) temel mantığı kör etmesi.
Türkiye'de dijital oyun ve sanal varlık satışı üzerinden para toplanmasına dair yasal boşluklar ve denetim kurumlarının reaktif (geç) kalması.
2016 yılında kurulan Çiftlik Bank, görünüşte FarmVille tarzı basit bir mobil oyundu. Kullanıcılar gerçek parayla sanal inek, tavuk, arı satın alıyordu. Şirket, 'Sizin aldığınız bu sanal hayvanların parasıyla biz gerçek tesisler kuruyoruz, oradan elde ettiğimiz et, süt, bal kârını da size dağıtıyoruz' yalanını söylüyordu.
Sistem inanılmaz bir hızla büyüdü. Sisteme yatırdığı 10 bin liranın her ay 2 bin lira olarak geri döndüğünü gören vatandaşlar, evlerini ve arabalarını satarak kredi çekip sisteme yatırmaya başladılar. Mehmet Aydın ('Tosuncuk' lakaplı kurucu), güven sağlamak için gerçekten de Bursa ve Sakarya gibi yerlerde göstermelik birkaç tesis açtı. Açılışlara ünlü oyuncuları ve popüler isimleri davet ederek devasa bir 'Sosyal Kanıt' (Social Proof) yarattı.
Ancak işin matematiği tamamen çöptü. Satın alınan sanal hayvanlara vadedilen kârların ödenmesi için, şirketin dünyanın en kârlı tarım şirketi olması yetmezdi; sihir yapması gerekiyordu. Gerçek tesislerden gelen para devede kulaktı. Aslında olan şey tarihin en eski dolandırıcılığı olan Charles Ponzi'nin sistemiydi: Bugün üye olanın parası, dün üye olana 'kâr' diye dağıtılıyordu.
Sistem büyüdükçe piramidin altındaki üye bulma zorunluluğu imkansızlaştı. Para akışı yavaşladığında sistem tıkandı. 2018'in başında ödemeler durduruldu.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı inceleme başlattığında gerçek ortaya çıktı. Toplanan 1.1 milyar liranın büyük kısmı Kıbrıs'taki paravan şirketlere ve oradan da kurucuların şahsi hesaplarına aktarılmıştı. Mehmet Aydın topladığı yüz milyonlarca lira ile Uruguay'a kaçtı. Ardında 77 binden fazla mağdur ve bomboş birkaç tesis bıraktı.
Yorumlar ve Tartışma