Akıllı telefon (iOS/Android) devrimini ıskaladılar ve pazar payları birkaç yıl içinde buharlaştı.
Çünkü tüketici için değerin 'sağlam donanımdan' değil, 'yazılım ve uygulama ekosisteminden' (App Store) geçtiğini okuyamadılar.
Çünkü kendi işletim sistemleri (Symbian) dokunmatik ekranlar için hantaldı ve içeride yeni bir sistem kuracak esneklik yoktu.
Çünkü şirket içinde departmanlar arası bir iç savaş, bürokratik felç ve yöneticilere kötü haber vermekten korkulan toksik bir kültür hakimdi.
Dünya pazarının yarısına hükmetmenin verdiği kurumsal rehavet ve geçmiş başarıların esaretine (hubris) kapılarak yeniliklere körleşmek.
2000'lerin başında Nokia, sadece bir telefon şirketi değil, mobil dünyanın tartışmasız imparatoruydu. Küresel pazar payı %50'nin üzerindeydi; yani dünyada satılan her iki telefondan biri Nokia idi. Telefonları dayanıklılık, batarya ömrü ve donanım kalitesi açısından efsanevi bir statüye sahipti. Şirket, inovasyondan ziyade tedarik zinciri yönetimi ve üretim verimliliği sayesinde milyarlarca dolar basan devasa bir makineye dönüşmüştü.
Ancak 2007'de Steve Jobs sahnede ilk iPhone'u tanıttığında Nokia yöneticilerinin verdiği tepki kibrin sözlük karşılığıydı. Apple'ın telefonuyla dalga geçtiler: Cihazın şarjı bir gün bile dayanmıyordu, fiziksel klavyesi (qwerty) yoktu ve donanımı Nokia'nın amiral gemilerinden daha gerideydi. Ayrıca Apple'ın telefon üretimi konusunda hiçbir lojistik tecrübesi yoktu. Nokia mühendisleri, iPhone'un sadece zenginler için geçici bir 'niş' oyuncak olduğunu düşündüler.
Nokia'nın ıskaladığı kritik nokta şuydu: Oyunun kuralı tamamen değişmişti. Telefon artık anteni olan bir donanım cihazı değildi; cebimizde taşıdığımız bir 'yazılım ve uygulama platformu' (Ecosystem) haline gelmişti. Tüketiciler cihazın ne kadar sağlam olduğuyla değil, içindeki uygulamalarla, internet deneyimiyle ve kullanıcı arayüzüyle ilgileniyordu.
Nokia uyandığında ise içerideki bürokratik hantallık şirketi felç etti. Kendilerine ait Symbian işletim sistemi dokunmatik ekranlara ve uygulama mağazası (App Store) mantığına uygun değildi. Şirket içinde Symbian ekibi ile yeni nesil MeeGo işletim sistemi ekibi birbiriyle savaşıyor, üst yönetim korkudan radikal kararlar alamıyordu. İnovasyon laboratuvarda kalıyor, ürünler pazara yıllar sonra çıkıyordu.
2010 yılında Apple ve Android pazarın hakimi olurken, Nokia CEO'su Stephen Elop ünlü 'Yanan Platform' (Burning Platform) muhtırasını yayımladı. Nokia, kurtuluşu Microsoft'un Windows Phone işletim sistemine geçmekte buldu ancak bu da tamamen ölü doğan bir işbirliği oldu. Android ve iOS'un uygulama ekosistemi farkı kapatılamayacak kadar açılmıştı. 2013 yılında, bir zamanlar 250 milyar dolar değerindeki mobil devi, cep telefonu birimini sadece 7 milyar dolara Microsoft'a satarak piyasadan tamamen çekildi.
Yorumlar ve Tartışma