Kullanıcılar ve reklamverenler hızla Google ve Facebook gibi daha net çözümler sunan platformlara kaçtı.
Yahoo, ürün (mühendislik) odaklı bir teknoloji şirketi olmak yerine, geleneksel bir medya/içerik (portal) şirketi gibi davranmaya çalıştı.
Arama motoru işini uzun yıllar Google'a taşere ettiler; arama algoritmasının gücünü geç fark ettiklerinde ise teknolojik olarak yetişemediler.
Yönetim kurulu kibrine kapılarak Google'ı 1 milyon dolara, Facebook'u 1 milyar dolara alma fırsatlarını 'çok pahalı' bularak reddetti.
Kurumsal kimlik krizi. Yahoo'nun ne olmak istediğine asla karar verememesi ve CEO'ların vizyonsuzluğu.
1990'ların sonunda ve 2000'lerin başında internetin krallık tacı Yahoo'nun başındaydı. 125 milyar dolarlık devasa bir piyasa değerine sahip olan şirket, web üzerindeki her şeyi yapmaya çalışıyordu: Haberler, borsa, hava durumu, e-posta, sohbet odaları, arama motoru ve oyunlar. Vizyonları, kullanıcıların internete girdiği 'Ana Kapı' (Portal) olmaktı. Ancak bu vizyon genişliği, şirketi yavaşça içeriden çürüten korkunç bir odaklanma sorununu doğurdu.
Yahoo'nun çöküşü, iş dünyası tarihinin en büyük 'Kaçırılan Fırsatlar Koleksiyonu' olarak bilinir. Birinci büyük hata: 1998'de Larry Page ve Sergey Brin isimli iki doktora öğrencisi, 'PageRank' isimli yeni ve süper hızlı bir arama algoritmasını Yahoo'ya sadece 1 milyon dolara satmak istediler. Yahoo, küstahça reddetti. Yahoo'nun yöneticilerine göre, kullanıcıların istedikleri bilgiye anında ulaşıp siteden ayrılmasını sağlayan bir arama motoru 'kötü' bir fikirdi; onlar kullanıcının sayfalarında kaybolmasını, sayfalar arasında gezinip bol bol banner reklam görmesini istiyorlardı.
Ancak 2002'de Yahoo, arama motorunun reklam gücünü nihayet anladı ve Google'ın devasa bir canavara dönüştüğünü fark edip bu kez onları 3 milyar dolara satın almak istedi. Google 5 milyar dolar talep etti. Hollywood kökenli bir CEO olan Terry Semel, bu rakamı çok bularak masadan kalktı. Sadece Google değil; 2006'da Yahoo, yeni parlayan Facebook'u 1 milyar dolara satın alma konusunda Mark Zuckerberg ile el sıkışmıştı. Ancak ertesi gün Yahoo'nun hisseleri düştü diye teklifi 850 milyon dolara indirmeye kalkınca, Zuckerberg toplantıdan çıktı ve anlaşmayı yırtıp attı.
Satın almadığı devlerin yanı sıra, satın alıp yok ettiği şirketler de cabasıydı. Flickr (zamanının Instagram'ı), Tumblr ve GeoCities gibi platformları milyarlarca dolara alıp, içlerindeki mühendislik ve inovasyon kültürünü anlamsız bürokrasilerle boğarak öldürdüler.
2008'de Microsoft CEO'su Steve Ballmer, Google'a karşı güç birliği yapmak için Yahoo'ya tam 44.6 milyar dolar teklif etti. Yahoo yönetimi 'Şirketimizin değerini yansıtmıyor, biz çok daha değerliyiz' diyerek bu devasa kurtuluş paketini elinin tersiyle itti.
Tüm bu stratejik fiyaskoların temelinde ölümcül bir kimlik krizi (Identity Crisis) yatıyordu. Yahoo hiçbir zaman ne olduğuna karar veremedi: 'Biz bir Teknoloji (Mühendislik) şirketi miyiz, yoksa Medya (İçerik) şirketi mi?' Teknolojiye odaklanmak yerine içerik üretmeye ve TV yöneticilerini işe almaya başladılar. Marissa Mayer dahil gelen hiçbir CEO batan gemiyi kurtaramadı. Her şeyi yapmaya çalışan hantal bir portal modeli; tek bir işi kusursuz yapan şirketler (Google-Arama, Facebook-Sosyal Ağ, Amazon-E-ticaret) karşısında parçalandı. 2017 yılında, bir zamanlar 125 milyar dolar değerindeki efsanevi şirket, kendi ana faaliyet alanı itibariyle sadece 4.4 milyar dolara Verizon'a satılarak internet tarihinin en hüzünlü kapanışlarından birini yaptı.
Yorumlar ve Tartışma