Kaldıraç (Leverage), zenginliğin temel yapı taşlarından biridir. Fizikte olduğu gibi finansta da kaldıraç, ufak bir kuvvet uygulayarak devasa yükleri kaldırmanızı sağlar.
1 Milyon TL nakdiniz var. Bu parayla 1 Milyon TL'lik bir ev alırsanız kaldıraç kullanmamış olursunuz. Ev %20 değer kazanırsa 200 Bin TL kâr edersiniz (%20 getiri).
Ancak, 1 Milyon TL nakdinizle bankadan 4 Milyon TL kredi çekip, 5 Milyon TL'lik bir ev aldığınızı varsayalım. Eğer bu ev %20 değer kazanırsa (5 Milyon -> 6 Milyon), elde ettiğiniz kâr 1 Milyon TL olur. Kendi koyduğunuz özsermaye sadece 1 Milyon TL olduğu için, paranızı %100 oranında katlamış olursunuz! Bu, borcun kaldıraç etkisidir.
Warren Buffett'ın dediği gibi: "Zeki insanları iflasa sürükleyen 3 şey vardır: Likör, kadınlar ve kaldıraç."
Kaldıraç kârı katladığı gibi zararı da katlar. Eğer o 5 Milyonluk ev %20 değer kaybederse, 4 Milyona düşer. Sizin koyduğunuz 1 Milyon TL sermayenin tamamı silinir (%100 zarar) ve bankaya devasa faiz ödemekle baş başa kalırsınız. 2008 Küresel Krizi, tamamen aşırı kullanılmış finansal kaldıraçların patlamasıyla oluşmuştur.
Borç dışında modern zamanların en tehlikesiz ve güçlü kaldıraçları Kod ve Medyadır. Bir yazılımı 1 kişi için yazmakla 10 milyon kişi için kopyalamak arasında ekstra bir maliyet (marjinal maliyet) yoktur. Bu yüzden yazılımcılar ve içerik üreticileri asimetrik olarak çok zenginleşmektedir.
Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr. Bir şirketin operasyonel nakit üretme gücünü gösteren en temel metriklerden biridir.
Bir şirketi satın alırken, paranın çok büyük bir kısmını borçlanarak (krediyle) bulmak ve bu kredi borcunu doğrudan satın alınan şirketin sırtına yükleme operasyonu.
Bir şirketin elde ettiği net kârın belirli bir kısmını hissedarlarına (ortaklarına) nakit olarak dağıtmasıdır.
Yorumlar ve Tartışma